Bir Bloger'ın Gözünden Hayat

09:00:00
Tabi her blogger aynı sistemle çalışmaz ve hepsininde hangi sistemle çalıştığını bilmiyorum. Bence ortalamada aynı olacağı için kendi bloger yaşantımı sizinle paylaşacağım. Tabi her zaman ki gibi sansürsüz:).
Zaten bu blogger işine bulaştınız mı bloger hayatınız olmaya başlar bir anda. Bir yandan zevk verirken öteki yandan da tum vaktinizi ve uğraşınızı bu işe harcarsınız. Meyve diyorsanız ben henüz alamadım:).
Bizde isterdik ödüllerle dolu bir blog sayfamızın olmasını!!!

Hayatı incelerken saatleri kullanarak maddelemeyi tercih ediyorum. Böyle daha eğlenceli.

06.00:Herkes gibi ölümden dirilircesine bir yataktan uyanış ile başlar günüm:).

06.10:Anca kendime geldikten sonra laptobuma ulaşırım. Bu arada işe gitmeden önce blogla uğraşmak için 6'da kalkarım.

07.00:Giyinmem ve blog yazmam aynı zamanda olur. İş vakti gelmiştir ama unutulmaması gereken bir şey var; ben asla saat 7'de blog yazmadım. Sadece blog konusunu bulmaya çalışırım. Gazetelerdeki blog konumla uyuşan güncel konuladan seçmeye çalışırım.

08.00:İşe gelirken ise otobüste bile konu düşünürüm.

08.01-17.00:İş başlama ve bitiş saatleri arasında eğer konu belirlendiyse onun hakkında konuşurum ve söylenenlerin hepsini çarpıştırarak bloguma yazmaya çalışırım.

18.00:Yorucu bir iş sonrası blog işi gayet zor oluyor. Düşünmek bizi çok yoruyor galiba.

19.00-22.00:Doğruyu söylemem gerekirse tamamen kendime ayırırım bu saatleri. Gerek yemek yaparım gerekse her zaman yaptığım işi yani pc oyunlarına takılırım. He bide çok nadir kitap okurum. 
Tabi ben eski güveniyorum:).

23.00:Nihayet aklımda belirlediğim konuyu araştırırım. Zaten bir konu belirliyorsam onun hakkında önceden çoğunlukla bilgim olur.

01.00:Gece birden sonra fikirlerimi blog yazısı haline getirmeye başlarım. Uykusuz yazıyorum yani her zaman.

02.00:Blog yazmak biter.

03.00:Blog yazımın ek ayarlarını yaptıktan sonra her zaman saat 09.00 blog yayını oto alırım.

04.00:Blog şablonuyla uğraşma zamanı. Blogun en sevdiğim kısmıdır.

05.00:Nihayet uyuya kalırım. Asla uyumam:).

07.00:İş vakti. Nede olsa blog yazıldı.

09.00:Blog oto yayınlanır.

12.00:Öğlen olduğunda ise şahsi reklamlarımı yaparım. Facebook'da ve Google +'da en etkili reklamlarımı yaparım. Tabi birde whatshapp'dan arkadaşlara mesaj atmayı da unutmam. Bizim reklamımız da böyle oluyor.

10.00:Gece ara ara sadece Google +'da reklamını yaparım.
Bu kısır döngü sürekli böyle dönüp duruyor. Taki birimiz ölene kadar. Yani bu hikayenin kahramını benim ama sakın kızmayın herkes kendi hikayesinin kahramanıdır.

4 yorum:

  1. Blog gerçekten benim de çok zamanımı alıyor.Seviyorum ama psikolojik danışmanlıkla ilgili kendimi geliştirmeye az zamanım kalıyor :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir arkadaşımda aynı sizin gibi bir psikolojik danışman ve kendini geliştirmek için blogunu kendi alanında bilmediği şeyleri paylaşarak geçiriyor.Böylelikle hem bloggerla uğraşıyor hemde kendini geliştiriyor.
      Yardımcı olabildiysem çok sevinirim:).

      Sil
  2. Blog yazmaktan çok okumak daha eğlenceli görünüyor

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.